Hülya Şen, Gönül Dağı oyuncuları arasında katıldı

Giriş:13.03.2026 10:54Güncelleme:13.03.2026 10:56
Giriş:13.03.2026 10:54Güncelleme:13.03.2026 10:56

TRT 1 ekranlarının altı sezondur zirveden inmeyen dizisi Gönül Dağı, kadrosunu usta isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Hülya Şen, Gönül Dağı oyuncuları arasında katıldı

Bozkırın sıcak hikâyesine bu kez, yıllar önce ailesini terk edip giden ve gizemli bir dönüş yapan "Nurten" karakteri dahil oluyor. Karakteri canlandıran usta sanatçı Hülya Şen, Gönül Dağı’na dair düşüncelerini ve karakterini anlattı. 

Gönül Dağı, 14 Mart Cumartesi akşamı yayınlanacak 209. bölümüyle izleyiciyi yine ekran başına kilitlemeye hazırlanıyor. Bu bölümle birlikte hikâyeye dahil olan Nurten, Tekin ve Esra’nın hayatında fırtınalar estirecek. Geçmişin hesaplaşmaları ve yarım kalmışlıkların işleneceği yeni bölümler öncesi Hülya Şen, set heyecanını ve Anadolu ruhunun ekrandaki yansımasını paylaştı.

Hülya Şen, Gönül Dağı dizisi ve karakteri hakkındaki soruları yanıtladı

Gönül Dağı ailesine Nurten karakteriyle katılan Hülya Şen, verdiği röportajda projeye dahil olmanın kendisi için hem heyecan verici hem de sorumluluk gerektiren bir deneyim olduğunu söyledi. Dizinin samimi hikâyesi, Anadolu kültürünü yansıtan yapısı ve insanı iyileştiren anlatım diliyle izleyiciye farklı bir atmosfer sunduğunu belirten oyuncu, Gönül Dağı’nın ekranlarda nadir görülen sıcak ve insani bir hikâye anlattığını ifade etti.

TRT 1 ekranlarında her Cumartesi büyük ilgiyle izlenen Gönül Dağı ailesine, altıncı sezonda katıldınız. Seyirciler sizi iki yüz dokuzuncu bölümde ‘Nurten’ karakteriyle izleyecekler. Size bu rol için teklif geldiğinde neler hissettiniz?

Hem çok mutlu oldum hem de korktum açıkçası. Altı sezondur çıtayı hiç düşürmeden her hafta daha da katlanarak artan bir başarının parçası olmak; bu aileye dâhil olmanın zorlukları var. Bu aile içinde kendi karakterinle yeni bir yolculuğa çıkarken seyircinin seni nasıl kucaklayacağını merak ediyorsun bir yandan. O çıtaya yeni bir katman eklemek çok büyük bir sorumluluk aynı zamanda…

Nurten, Tekin’in yıllar önce daha kızı Esra küçük bir bebekken terk edip gittiği karısı. Hayallerine kavuşmak için kızını ve eşini terk ederek büyük şehre yerleşen Nurten yuvasına kavuşabilecek mi? Tekin ve Esra onu affedebilecek mi?

Evet birtakım hayalleri, hedefleri, çatıştığı noktalar varmış Nurten’in… Kendi kaderinin başkaları tarafından yazılması onu korkutmuş. Kendisinin de genç kızlığa yeni adım attığı yıllarmış sonuçta. Duygusal olarak neler yaşadığını bilemiyoruz. Ama hiçbir kadın çocuğunu bırakıp gitmek istemez. Nasıl bir psikoloji içindeydi? Mutlaka haklı sebepleri vardı ve senelerdir çektiği üzüntü, vicdan azabı gittiği yerde de rahat bırakmadı büyük ihtimalle Nurten'i ... Duyduğu özlemle bir şeyleri onarmak adına tekrar geldi ama bakalım evladı ve eşi onu affedebilecek mi; bunu ben de merak ediyorum ve affetmelerini istiyorum elbet… Onlarda yarattığı kızgınlıkları, kırgınlıkları temize çekebilecek mi? Her şeyden önce Nurten kızının kalbinde açtığı yaraları gördüğünde kendini affedebilecek mi? Hepsi için zorlu bir süreç yaşanacak belli ki…

Gönül Dağı, özellikle aynı tip, klişe senaryoların ekranlarda yer aldığı bir dönemde ailelerin büyük bir ilgiyle tutkunu olduğu bir dizi. Siz daha önce izliyor muydunuz? Bu dizide daha önce rol aldığınız arkadaşlarınız var mı? Her karakterin dünyasına mercek tutan, etkileyici senaryosuyla Anadolu bozkırındaki sıcak ve samimi hikâyeyi anlatan dizinin başarısının nedenleri sizce nelerdir?

Bu diziye girdiğim basında yer alınca Anadolu'nun her bir köşesindeki Ardahan’dan hatta İngiltere'ye kadar diyeyim size bütün dostlarımdan, dizideki bütün karakterlerle ilgili en ince ayrıntısına kadar gülerek anlatılan detaylar geldi. Klişelerden bıkmışlık deyin, herkesin kendine ait bir şey bulması deyin, ortada eli öpülecek büyük bir başarı var. Bu yüzden bütün Gönül Dağı ailemi kutluyorum. Bana gelince mesleğimiz gereği dizilerin izlendiği saatlerde genelde sette dizi çekiyor oluyoruz ve çok dizi izleme vaktimiz olmuyor ama Gönül Dağı’na ne zaman denk gelsem, beni hep şifa bulduğumu düşündüm. Kaldım, geçemedim durdum, dinledim. Gönül Dağı'nın insanı mutlu eden, şifa veren bir yanı var. Çocukluğumun izleri. Terzi bir baba ile tütün işçisi bir annenin evladı olmanın izleri. İzmir'in Urla Altındağ gibi küçük bir semtinde büyümenin izleri. Çocukluğumun mutlu günleri gibi o günleri duyumsatıyor; sadelikle, durulukla, dinginlikle…. Bütün silah patlayan dizilerin aksine ters tokat gibi yumuşacık nahif. Büyüklerimizin bizim zamanımızda diziler böyle miydi demelerine örnek tek başına dimdik ayakta…

“Kimse ötekileştirilmiyor… Yaftalanmıyor…”

Hepimizin unuttuğu değerlere dört elle sarılan bir dizi… Nineler, dedeler, anneanneler, büyüklerimizin bize verdiği nasihatler, hayat dersleri… Cinsiyet ayrımı yok. İnsanlar yaptığı mesleğe göre değerlendirilmiyor. Kimse ötekileştirilmiyor, yaftalanmıyor. İnsanız ve başımıza her şey gelebilir. Büyük bir dayanışma var. Zengin fakir ayrımının olmadığı herkesin her şeye dört elle sarıldığı, eksiklerin tamamlandığı; büyüklerini huzur evine yollayarak iyilik yaptığını zanneden yeni dünya insanının aksine. Büyüklerinin kendi topraklarında ekip biçerek sevgi ile sarmalanarak yaşlanmasını sağlayan atalara dört elle sarılan… AVM yok mesela esnaf var, bakkal var. Gençlerin veya ailelerin buluşmak için kahvenin ağaç dibinin, çarşının pazarın adres verildiği, akıllı telefonumuz olmadığı halde herkesin herkesi bulabileceği yıllara ait kavuşmalar mevcut.

“Bu dizide mafya yok, patlayan silahlar yok…”

Bozkırın kuru soğuk havasını yeşertmeye çalışıyorlar. Oraya kötü biri bile gelse ötekileştirmiyorlar sevgiyle, iyilikle kötünün altındaki yarayı bulup, bu yarayı iyileştirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden bu dizide mafya yok patlayan silahlar yok. İnsan psikolojisine ait bütün duyguların bir felsefesi var ve bunu karakterler üzerinden görüyorsunuz. Bir karakterin neden güneş topladığını, bir diğerinin neden ölülerin eşyalarını toplayıp dağıttığını, o insan içindeki yarayı, altında yatan felsefeyi anladığınızda, yüreğiniz cız ediyor. İşte o noktada şifalanıyor seyirci… Terapi gibi… Bir insanı kırdığınızda Gönül Dağı’nızdan küçük bir parçanın kopması... Bundan daha büyük, güzel bir anlatım olabilir mi? Son olarak dizinin müzikleri ve Yunus Emre gibi büyük ozanlar ve üstatlardan deyişlere yer verilmesinin de çok değerli olduğunu eklemek isterim… Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.”

Gönül Dağı, 209. Bölümüyle 14 Mart Cumartesi (Yarın) günü saat 20.00’de TRT1’de…

Gönül Dağı 209. Bölüm Fragman

İLGİLİ DİĞER HABERLER