Serkan Kuru, “Doktor Kenan” Karakteriyle Gönül Dağı’nda

09.09.2021

TRT 1'in sevilen dizisi Gönül Dağı'na usta bir oyuncu daha katıldı.

Serkan Kuru, “Doktor Kenan” Karakteriyle Gönül Dağı’nda


11 Eylül Cumartesi akşamı yeni sezon ilk bölümüyle TRT 1 ekranlarına gelecek Gönül Dağı’na usta bir oyuncu daha katıldı. Serkan Kuru, “Doktor Kenan” karakteriyle mükemmel bir performans sergileyerek izleyicilerin beğenisini toplayacak. 
 
Her bölümde bir Gedelli sakininin hayatına mercek tutan ve onun çevresinde dramatik ve eğlenceli olayları ekranlara yansıtan Gönül Dağı’nın yeni oyuncusu Serkan Kuru ile canlandıracağı karakter ve özel hayatıyla ilgili bilinmeyenleri konuştuk. 
 
-Gönül Dağı, bozkırda, Anadolu’da geçen, ilk bölümden itibaren TRT 1 izleyicilerinin ilgi odağı olan bir dizi. Siz diziye ikinci sezonunda Doktor Kenan karakteriyle katıldınız. Doktor Kenan’ı bize anlatabilir misiniz?.. 
 
-Kenan soğukkanlı bir insan, mantığıyla hareket ediyor. Onda asla duygulara yer yok… Fakat Gedelli'nin havasından, suyundan mıdır? Ya da tanıştığı insanların ona karşı olan davranışlarından mıdır? Bilinmez Kenan’ın da kalbi yumuşayacak… Babası da kendisi gibi doktor olan Kenan, ailenin tek çocuğudur, ailesi tarafından büyük bir hassasiyetle büyütülmüştür. Her açıdan donanımlı olan Kenan’ın içinde çocukluğundan beri anlam veremediği bir boşluk ve kaynağını bir türlü bilemediği rüyaları vardır… Birçok kez alanında uzman hekim arkadaşlarıyla bu konuları konuşmuş fakat çözüm bulamamıştır.
Ta ki bir gün babası vefat edip de geride bir sürü gizem bırakana kadar… Babasının her zaman gizemli halleri olmuştur ama Kenan için o son gün, o son an hepsinden farklıdır… Babası bir şey demek istemiş, bir vicdan azabı içerisinde ona bir şeyler anlatmaya çalışmıştır. Kenan o günden sonra araştırmaya başlamış ve doktor olmasının da verdiği imkanlarla babasının anlatmaya çalıştığı gerçeklerle yüzleşmeye başlamıştır. Bu gerçekler onu Gedelli’ye getirecek ve olaylar ilginç bir şekilde gelişecek… Hep birlikte izleyeceğiz… 
 
-Gönül Dağı, Eskişehir Sivrihisar’da çekiliyor. Anadolu’nun muhteşem güzelliklerini, misafirperver, sıcak Anadolu insanını, gelenek ve göreneklerini ele alıyor. Siz daha önce bölgeyi görmüş müydünüz? Çekimler başladı, nasıl gidiyor?  Daha önce başka projelerde çalıştığınız arkadaşlarınız var mı dizide? 
 
- Eskişehir’de farklı bir proje için iki sene bulundum. Bu coğrafya benim yabancı olmadığım bir coğrafya, fakat çekimlerin yapıldığı Sivrihisar’a hiç gelmemiştim.. Henüz 1 haftadır buralardayım fakat insanı çok sıcak bir memleket ve hiç zorluk yaşamadım… Herkes kışından şikayetçi çok soğuk oluyormuş ama dedim ya ben zaten Eskişehir’i biliyorum ve bunu bilerek de geldim. Ekip ve oyuncu arkadaşlarım çok cana yakın ve kıymetliler... Bir projede çalıştığım oyuncu arkadaşlarım yok fakat önceden tanıştıklarım elbet var…
 
-Gönül Dağı, Gedelli kasabasında yaşayan, birbirlerine bağlı, sevimli üç amcaoğlunun  Taner, Veysel ve Ramazan’ın girişimcilik harikalarını da ekranlara getiriyor. Başta uçak, araba olmak üzere pek çok icada imza atan  amcaoğullarına doktor Kenan da destek olacak mı? Bizim girişimci üçlüyle sizi izleyecek miyiz?
 
-Amcaoğulları gerçekten harika işler çıkarıyorlar... Amcaoğullarına hayat veren oyuncu arkadaşlarım, Gönül Dağı projesini gönüllerde de başka yere, büyük bir başarıya taşımışlar… Ne diyebilirim ki umarım Kenan da bu üçlünün her anlamda yanında yer alır ve bir işin ucunda da o tutar, onlarla beraber oynamak çok keyifli olacaktır. 
 
-Sizce ülkemizin dört bir yanında zeki, girişimci gençleri topluma kazandıracak, onların projelerini hayata geçirecek ne tür projeler yapılabilir? Gönül Dağı bu konuda gençlere rehberlik ediyor diyebilir miyiz?  
 
- Bence öncelikle bu çocukların, gençlerin farkedilmeleri gerekiyor ve birinci sorumluluk ve destek aileden gelmeli… Sonra değerli öğretmenlerimiz destek vermeli… Mesela ilgili kasaba, ilçe belediyelerinde bu gibi girişimler için bir masa oluşturulabilir projelerin değerlendirilmesi ve desteklenmesi için… Her fikir değerlidir bu anlamda ve en büyük destek de bence ilk etapta en yakınlarından olmalı. 
Gönül Dağı dizisi, bence gençlere bu anlamda hem ilham hem cesaret vermekte… 
 
 -Gönül Dağı’nın gönüllerde taht kurmasının en önemli nedenlerinden biri de her bölümde bir karakterin hikayesini gerçekçi, samimi bir dille ekrana yansıtması. Doktor Kenan’ın da etkileyici bir hikayesi var mı? 
 
- Doktor Kenan’ın çok güzel ve etkileyici bir hikayesi var… Kim bu adam? diye bir soru işaretiyle diziye dahil oluyor ve ilerleyen bölümlerde Kenan’ın derdi anlaşılıyor... Karakterin alt yapısı ve hikayeye girişi beni cok etkiledi… Seyircinin seveceği ve empati kurabileceği bir karakter ve iyi ki bu karaktere ben hayat vereceğim… 
 
 -En son oynadığınız dizide sizi subay rolünde dağlarda operasyonlara giderken izledik. Gönül Dağı’nda ise mekanınız hastane ve hastalara şifa dağıtan bir doktorsunuz. Daha önce doktor rolünü canlandırdınız mı? Doktor Kenan rolüne nasıl hazırlandınız?  
 
- Daha önce bir iki projede doktor oynadım fakat bu kadar alt yapısı sağlam doktor karakterler değildi… Doktor Kenan çok iyi bir karakter alt yapısı ve analiziyle senaristler tarafından bana teslim edildi… Neredeyse kafamda bu karaktere dair hiçbir soru işareti kalmamacasına… Bundan sonrası da oyuncunun deneyimine kalıyor ve karakterle özdeş bir takım kendinden hayat tecrübeleriyle yoğrulmalı… Bundan sonra izleyiciye Kenan’ı sevdirmek en büyük arzum… 
 
- Bir kızınız var Vera, baba mesleğini seçmek isterse destekler misiniz? Yoksa onu başka bir mesleğe mi yönlendirirsiniz?
 
- Sorumluluk sahibi her baba gibi öncelikle kızımın her anlamda ve alanda mutlu olması en büyük idealim… Eğer bir gün bu mesleği yapmak isterse elimden gelen her türlü desteği veririm… Ya da şöyle söylemek lazım ileride mutlu olacağını düşündüğü hangi mesleği seçmek isterse babası hep yanında... 
 
-Dizi, film, tiyatro çalışmalarından arta kalan zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? Güzel sanatların başka dallarıyla ilgilenir misiniz? Sporla aranız nasıl?  
 
- Pandemi döneminde tiyatrolar hemen her sektörde olduğu gibi yara aldı. Pandemiden önce bir tiyatro oyunumuz vardı kapalı gişe oynadığımız… Şimdi yeni yeni tekrar oynamaya başladık. Umarım eskiye dönüşümüz daha da hızlanır… Ve spor hayatımın hemen her döneminde oldu… Yürüyüşe çıkarım çokca, müzik dinler kafamı boşaltırım, spor salonlarında mutlaka üyeliğim olur… Futbol oynamayı da ve seyretmeyi de çok severim. 
 
-Anılarınızı yazma, günlük tutma, kitap yazma vb. konularına nasıl bakıyorsunuz? Oyuncular uzun süren deneyimlerin ardından kamera arkasına da geçiyor ve yönetmenlik yapıyorlar. Sizin kamera arkasına karşı ilginiz var mı? 
 
- Yönetmenlik hep bana korkutucu gelmiştir… Şu yüzden: Bence büyük sorumluluk hikaye anlatıcısı olmak… İzleyici sizin kurduğunuz resimlerle o dünyayı izliyor. Düşünsenize sizin ‘olur’ verdiğiniz resimlerle sinemada, televizyonda insanlar bir hikaye izliyor. İşte bu tarafı bana hep korkutucu gelmiştir. Hep yönetmenliğe soğuk bakmışımdır… Ama bazı hikayelerim var yakın çevreme de bahsettiğim ve çok olumlu dönüşler aldığım. Bunları yazmayı düşünüyorum. Belli mi olur bakarsınız kendi hikayemi sizlerle paylaşabilirim bir gün…