Salı 21.45

Mehmed: Fetihler Sultanı Bölümleri

85. Bölüm
85. Bölüm

Karasu’da dökülen kan, Sultan Mehmed’in bütün hesaplarını değiştirmiştir. Roma seferinin hazırlıkları sürerken Bayezid ve Mustafa’nın içine çekildiği oyun, Osmanlı ile Akkoyunlu’yu savaşın eşiğine getirir. Mehmed bir yandan oğullarının hatasının hesabını sorarken diğer yandan yaklaşan büyük tehlikenin ardındaki karanlık eli bulmaya çalışacaktır. Fatih, Roma’ya yürümeye hazırlanırken doğuda başlayacak bir savaşı engelleyebilecek mi? Uzun Hasan, Behram’ın ölümünün hesabını sormakta kararlıdır. Savaşın önüne geçmek isteyen Mehmed ise Gedik Ahmed Paşa’yı Tebriz’e gönderir. Fakat Akkoyunlu elçisi Savcu’nun Konstantiniyye’ye getirdiği talep ağırdır: Ya Karasu Kalesi verilecek ya da Şehzade Mustafa teslim edilecektir. Mehmed, evladı ile Osmanlı toprağı arasında bırakıldığı bu çıkmazdan nasıl kurtulacak? İki hükümdar hakikati ararken savaşı isteyenler de boş durmaz. Zeno ve Tahrani, Osmanlı ile Akkoyunlu arasındaki sulh ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak yeni bir tertip kurar. Üstelik Papalık’ın Konstantiniyye’deki adamları, Mehmed’in Roma ülküsünü daha başlamadan sarsabilecek çok daha tehlikeli bir hedefin peşindedir. Fatih, düşmanlarının başkentin içine kadar uzanan bu gizli hamlesini zamanında fark edebilecek mi? Sulh için gönderilen elçilerin kanı üzerinden kurulan büyük tertip başarıya ulaşacak mı? Mehmed, Roma’ya yönelttiği kılıcını Uzun Hasan’a karşı çekmek zorunda mı kalacak?

84. Bölüm
84. Bölüm

Konstantiniyye’nin fethiyle bir çağın kapısını aralayan Sultan Mehmed, ardından Pontus’u ortadan kaldırmış, Balkanlar’daki hâkimiyetini genişletmiş ve Vlad gibi azılı bir düşmanı saf dışı bırakmıştır. Osmanlı’nın sınırları büyürken Mehmed’in ülküsü de büyümüş; artık gözlerini, asırlardır İslam dünyasının karşısında duran en büyük menzile, Roma’ya dikmiştir. Mehmed, Konstantiniyye’den sonra tarihin bir başka kapısını açmaya hazırlanırken devletinin bütün imkânlarını bu büyük sefer için harekete geçirir. Üstelik Roma’nın kalbinden getirilen Bellini, Osmanlı ordusuna daha önce sahip olmadığı bir anahtar sunmaktadır. Fakat Mehmed, Roma’ya yürümeye bu kadar yaklaşmışken devletin Doğu’sunda baş gösteren bir tehlike de günden güne büyümektedir. Mehmed’in Roma’ya yürüyüşünü engellemek isteyen Papalık, Osmanlı – Akkoyunlu hududunda kurduğu ölümcül bir planla iki devleti savaşa sürüklemek istemektedir. Fatih’in gençlik çağlarının en ateşli yıllarını yaşayan iki şehzadesi Bayezid ve Mustafa üzerine kurulan bu kanlı tertip başarılı olacak mıdır? Mehmed yaklaşan bu tehlikeye karşı önlem alabilecek midir? Karasu’nun iki yakasında birbirlerinden habersiz ilerleyen şehzadeler, kendileri için hazırlanmış oyunun içine doğru çekilirken dost ile düşman, av ile avcı birbirine karışacaktır. Mustafa ağabeyi Bayezid’i kurtarabilecek midir? Yoksa farkında olmadan iki devlet arasında yakılacak ateşin fitilini mi taşımaktadır? Gözünü, Hint ve Çin üzerine diken Uzun Hasan’ın önüne gelen haber, bütün hesapları değiştirirken Konstantiniyye’de Roma seferinin son hazırlıklarını yapan Mehmed de beklemediği bir gerçekle yüzleşir. Bir tarafta yıllardır beklenen Roma ülküsü, diğer tarafta Osmanlı ile Akkoyunlu’yu birbirine sürükleyen kanlı bir hadise vardır. Karasu’da gerçekte ne yaşandı? Şehzadeler kendileri için kurulan tertibi fark edebilecek midir? Dökülen kanın hesabı kimden sorulacaktır? Uzun Hasan öfkesine mi yoksa devlet aklına mı kulak verecektir? Hepsinden de önemlisi Sultan Mehmed, Roma’ya yürümek üzereyken kendisini bir kardeş savaşının eşiğinde mi bulacaktır?

83. Bölüm
83. Bölüm

Fatih Sultan Mehmed, Targovişte surları önünde zaferin eşiğine gelir. Ancak Vlad’ın kurduğu şeytani tuzak ortaya çıkınca, Mehmed kendisini tarihinin en ağır imtihanlarından birinin içinde bulur. Surların ardına masum halkı yerleştiren Vlad, Osmanlı ordusunu kendi adaletinden şüphe ettirecek bir kıyıma sürüklemek ister. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan yeniçeriler hücum beklerken, Mehmed bir hükümdar olarak öfke ile adalet arasında tercih yapmak zorunda kalır. Targovişte önlerinde gerilim büyürken Osmanlı ordusunda farklı cephelerde mücadele devam eder. Kaya Alp ve Taha Alp, sur kapılarını zorlamak için ön safa çıkarken, Kurtçu Doğan ve yeniçeriler intikam arzularıyla sınanır. Öte yandan Gedik Ahmed Paşa ile Bali Bey, Vlad’ın kaçış yollarını kapatmak için ormanlarda ölümcül bir takip yürütmektedir. Ancak Vlad’ın yeni planları yalnızca Eflak’ı değil, Osmanlı’nın geleceğini de tehdit edecek kadar büyüktür. Kuşatma sürerken alınacak kararlar savaşın kaderini değiştirecektir. Tüm bunlar yaşanırken Karaman cephesinden gelen kara haber, Şehzade Süleyman’ı zorlu bir yol ayrımına sürükler. Bir tarafta Sultan Mehmed’e duyduğu bağlılık, diğer tarafta Karaman’ın geleceği ve Uzun Hasan’ın kurmaya çalıştığı büyük ittifak vardır. Süleyman hangi yolu seçecektir? Vlad’ın kaçış planı başarıya ulaşacak mıdır? Ve Mehmed, adaletini hedef alan bu büyük oyunu bozabilecek midir?

82. Bölüm
82. Bölüm

Vlad’ın Osmanlı ordugâhına düzenlediği baskın kanlı bir şekilde bastırılır. Mehmed, Mahmud Paşa, Kurtçu Doğan ve yeniçeriler Eflaklıları kılıçtan geçirirken Vlad son anda Mehmed’in elinden kurtulur. Bir kez daha ölümden kaçan Vlad, geride harap olmuş bir ordu bırakır. Baskın sırasında Vlad’ın karşısına çıkan Süleyman, canı pahasına onunla savaşır ve ağır yaralanır. Herkes onun cesaretini konuşurken Mehmed’in öfkesi dinmez. Çünkü Vlad hâlâ hayattadır. Ertesi gün şehitlerin tespiti yapılırken Mehmed, İshak ve Bali’ye sert çıkar. Ona göre Vlad’ın kaçmasının sebebi verilen tertibin bozulmasıdır. Ancak çok geçmeden daha büyük bir mesele ortaya çıkar. Şehzade Mustafa ortalıkta yoktur. Mustafa, birkaç sadık yeniçeriyle birlikte Vlad’ın peşine düşmüştür. Ağabeyi Beyazıd’ın gölgesinde kalmak istemeyen genç şehzade, hem şehitlerin intikamını almak hem de kendisini ispat etmek niyetindedir. Elinde Vlad’ın kellesiyle dönmeye yemin eder. Öte yandan Vlad da peşindeki kişinin Mustafa olduğunu öğrenir. Kaçmak yerine bunu fırsata çevirmeye karar verir. Eğer Mehmed’in oğlunu sağ ele geçirirse savaşın kaderini değiştirebilecektir. Bunun için adamlarıyla birlikte sinsice bir tuzak kurar. Mahmud Paşa ve solaklar Mustafa’yı bulmak için harekete geçse de sahte izlerle yanlış yöne çekilirler. Mustafa’nın arkasındaki silahtarlar ise pusuya düşürülüp şehit edilir. Böylece genç şehzade, Vlad’ın hazırladığı ölüm çemberinin içinde kalır. Ormanın derinliklerinde Mustafa ile Vlad nihayet karşı karşıya gelir. Yeniçeriler şehzadelerini korumak için canlarını ortaya koyar. Kazım, Danyal ve Yaman başta olmak üzere yiğitler birer birer düşerken çarpışma ölüm kalım savaşına dönüşür. Tam Osmanlılar üstünlüğü ele geçiriyor gibi görünürken Vlad’ın gizlediği okçular ortaya çıkar. Yağan oklar yeniçerileri kırıp geçirir. Son nefesine kadar savaşan Yaman, bedenini siper ederek Mustafa’yı korur ve kaçmasını ister. Şehzade Mustafa’nın akıbeti ne olacaktır? Ordugâhta ise Mehmed oğlundan gelecek haberi beklemektedir. Gülşah Hatun’un mektubu eline ulaştığında bir sultan değil, evladından haber alamayan bir baba gibi sarsılır. Osmanlı ordusu Targovişte önlerine ulaşırken Mehmed ile Vlad arasındaki hesaplaşma daha da büyür. Bir tarafta oğlunu arayan bir baba, diğer tarafta son kozunu oynamaya hazırlanan bir düşman vardır.

80. Bölüm
80. Bölüm

Fatih Sultan Mehmed Han, Targovişte yolunda aldığı ağır kayıpların yükünü taşırken, ordusunu yeniden toparlamaya çalışır. Evrenosoğlu Ali Bey’in şehadeti yalnız akıncıların değil, tüm ordunun bağrında kapanmaz bir yara açmıştır. Mehmed, bir yandan Vlad’ın kurduğu kanlı düzenini bozmak isterken, diğer yandan da ordu içinde büyüyen öfke ve intikam hissini kontrol altında tutmaya çalışır. Ancak bu sefer herkes için sadece bir fetih değil, hesaplaşma seferidir. Vlad ise Targovişte’de yeni bir korku nizamı kurmaktadır. Şehirde kurduğu dehşet düzeniyle Osmanlı ordusunun iradesini kırmayı hedefleyen Vlad, Mehmed’i kendi karanlığına çekmek ister. Öte yandan Karamanoğlu Süleyman, Eflak saraydaki yerini sağlamlaştırırken attığı adımlarla hem Osmanlı tarafında hem de Vlad’ın çevresinde dengeleri değiştirecek bir oyunun kapısını aralar. Mehmed’in en güvendiği isimlerden biri hakkında ortaya çıkan şüphe ise, otağda büyük bir kırılmanın fitilini ateşler. Bütün bunların ortasında Şehzade Mustafa ile Şehzade Beyazıd arasındaki gerilim daha da görünür hale gelirken, Kurtçu Doğan Ağa ve akıncılar Evrenosoğlu’nun intikamı için yemin eder. Mehmed’in vereceği karar yalnız savaşın değil, devletin geleceğini de belirleyecektir. Peki Mehmed Han, Vlad’ın karanlık oyununu bozabilecek midir? Yoksa düşman, Osmanlı ordusunu kendi öfkesiyle mi vuracaktır?

79. Bölüm
79. Bölüm

Osmanlı karargâhının ormanlık bölgesinde kurulan pusu, şehzadeleri ve sipahileri ölümle burun buruna getirir. Ok yağmuru altında kalan ordu zor anlar yaşarken, Şehzade Mustafa’nın cesareti sahadaki dengeleri değiştirir. Sultan Mehmed’in yetişmesiyle baskın püskürtülür; ancak yaşananlar sadece savaş meydanında kalmaz. Mehmed’in Mustafa’ya duyduğu gurur, Beyazıd’ın içinde büyüyen bir kırılmanın habercisi olur. Saray içinde ise görünmeyen bir kriz derinleşmektedir. Mehmed’in güven duyduğu Radu üzerinden yürüttüğü plan, Mahmud Paşa’nın ani kararıyla altüst olur. Radu’nun vurulmasıyla dengeler değişirken, bu hamlenin devleti korumak mı yoksa büyük bir hataya sürüklemek mi olduğu sorgulanmaya başlar. Mahmud Paşa’nın bu kararının bedeli ne olacaktır? Vlad’a karşı cephede yeni bir kapı aralanır. Onun yanından kaçan Süleyman’ın getirdiği bilgi, Targovişte Kalesi’nin en büyük sırrını ortaya çıkarır. Mehmed, bu kritik bilginin peşine düşerken Evrenosoğlu ve Bali Bey’i görevlendirir. Ancak bu hamle, Vlad’ın kurduğu daha büyük bir oyunun parçası olabilir mi? Vlad’ın hain planı amacına ulaşacak mı? Vlad ise savaşın kurallarını tamamen değiştirecek bir planın peşindedir. Vebalı hastaları yeniçeri kılığına sokarak Osmanlı ordugâhına sızdırmak ister. Amaç yalnızca hastalık yaymak değil, karanlıkta dostu düşmana kırdırmaktır. Gece yarısı başlayan bu sinsi saldırı, ordu içinde büyük bir kaosa yol açar. Bu sırada Mehmed’in verdiği tek bir emir dengeleri yeniden kurar. Ancak asıl tehlike henüz ortaya çıkmıştır. Vlad’ın, yeniçeri kılığıyla bizzat ordugâhın içine sızması, hesaplaşmayı çok daha tehlikeli bir noktaya taşır. Mehmed ile Vlad’ın göz göze geldiği o an, yaklaşan büyük yüzleşmenin habercisidir.

76. Bölüm
76. Bölüm

Sultan Mehmed, sefer için hazırlıkları hızlandırırken, Mahmud Paşa’dan kısa sürede büyük bir kaynak bulmasını ister. Bu arayış, devlet içinde dengeleri hareketlendirecek önemli bir adımı da beraberinde getirir. Sefer öncesi sancak beyleri ve tekke şeyhleri bir araya gelir. Molla Gürani’nin sözleriyle birlikte güçlü bir birlik havası oluşur. Yaklaşan sefer öncesi ortaya çıkan bu dayanışma, sarayda da etkisini hissettirmeye başlar. Ancak saray içinde başka bir hareketlilik vardır. Gülşah Hatun ve Bahar Hatun’un, Şehzade Mustafa ve Bayezid adına yaptığı hamleler, Mehmed’in sert tepkisine neden olur. Şehzadeler arasındaki denge giderek hassas bir hale gelir. Bu adımlar, Şehzade Mustafa ile Bayezid arasındaki dengeyi nasıl etkileyecek? Öte yanda Vlad yeniden sahneye çıkar. Macar Kralı Mattias’ın serbest bıraktığı Vlad, Eflak’a dönerek tahtını geri almak için harekete geçer. Attığı adımlar, bölgede korku ve belirsizliği artırırken, hedefinde yalnızca düşmanları yoktur. Vlad’ın yeni hamlesi ne olacak? Bu gelişmelerin ortasında Bahadır Paşa, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Hatice ve oğlu Ahmed’i kurtarmak için çıktığı yolda, kendisini hiç beklemediği bir durumun içinde bulur. Bahadır Paşa’nın Hatice ve Ahmed’i kurtarma yolculuğu nasıl bir sürpriz gelişmeyle sonuçlanacak? Radu ve akıncılardan gelen haber İstanbul’a ulaşır. Mehmed’in Divan’da öğrendiği bu gelişme, yaklaşan tehlikenin boyutunu gözler önüne serer.

75. Bölüm
75. Bölüm

Bosna’da kurulan tuzak, Osmanlı otağına kadar uzanan büyük bir kırılmanın fitilini ateşler. Çiçek Hatun’a yapılan hain saldırı, yalnızca bir cana değil, görünmeyen birçok gerçeğin de ortaya çıkmasına sebep olur. Şifahanede verilen mücadele sürerken, bu hadise Mehmed’in hayatında ve saray dengelerinde yeni bir dönemin kapısını aralar. Çiçek Hatun’un ağır yaralanması nelere sebebiyet verecektir? Ölümden dönen Vlad, oyunun dışında kalamaz; oyunu yeniden kurmak ister. Ancak Macar sarayında beklediği desteği bulamaz. Fakat Vlad için esaret, bir son değil bir fırsattır. Sessizliğinin ardında yeni bir plan, yeni bir intikam büyümektedir. Vlad’ın yeni hamlesi ne olacaktır? Eflak’ta tahta çıkan Radu, gücünü ilan ederken en büyük tehdidin hâlâ ortadan kalkmadığını bilir. Geçmişten gelen gölge, her adımını takip eder. Vlad’ın yaşadığı ihtimali, kurduğu düzeni sarsmaya yeter. İki kardeş arasındaki bu hesaplaşma artık kaçınılmazdır. Vlad’ın dönüşüyle Radu arasındaki gerilim nereye varacaktır? Savaş meydanındaki hesaplaşma devam edecek midir? Osmanlı sarayında ise başka bir mücadele başlar. Mahmud Paşa ile Şehzade Bayezid arasında yükselen fikir ayrılığı, devletin geleceğine dair derin bir çatlağın işaretidir. Güç mü, merhamet mi? Bu sorunun cevabı yalnızca sarayı değil, Osmanoğlu’nun kaderini de belirleyecektir. Bosna’da kurulan yeni düzen ve Zağanos Paşa’nın diplomatik hamlesi, Osmanlı’nın kudretini bir kez daha gösterir. Ancak bu zafer, yaklaşan fırtınanın öncesindeki sessizlik midir? Yoksa daha büyük bir savaşın habercisi mi?

74. Bölüm
74. Bölüm

Sultan Mehmed’in savaş meydanında Vlad’la yüzleşmesiyle başlayan bölüm, nefes kesen bir hesaplaşmaya sahne olur. Vlad’ın tamamen köşeye sıkıştığı anda, Katerina’nın gözü karalığı her şeyi değiştirir. Kendi askerlerini ve Vlad’ı feda etmeyi göze alarak topçulara ateş emri verir. Meydanı sarsan büyük patlama bir anda can pazarına dönüşür. Ortalığı kaplayan toz ve dumanın içinde Vlad, Pedri’nin yardımıyla izini kaybettirerek kaçmayı başarır. Sultan Mehmed ise hiç vakit kaybetmeden Bahadır Paşa ve akıncılarına emir verir: Vlad yakalanacaktır. Bosna’nın Fethi ve Adalet Nizamı Sultan Mehmed, Yayçe Kalesi’ne ihtişamla girer; ancak bu zafer yalnızca bir fetih değil, bir düzenin başlangıcıdır. Bosna halkına can, mal ve inanç güvenliği sözü verir. İlk divanını toplayarak fethin kalıcı olması için önemli kararlar alır: Bosna halkı beş yıl boyunca vergiden muaf tutulacak, bölgenin imarı derhal başlayacaktır. Ancak asıl mesaj, bir çeşme başında verilir. Bosnalı kadınlara saygısızlık eden iki yeniçeri, bizzat Sultan Mehmed tarafından falakaya yatırılır. Bu sahne, adaletin kimseye ayrıcalık tanımadığını açıkça gösterir. Bu adalet karşısında etkilenen Boşnaklar (Bogomiller), çocuklarının Osmanlı bürokrasisi ve ordusunda yetişmesini talep eder. Sultan Mehmed bu talebi kabul eder ve onlara “Evlad-ı Fatihan” unvanını verir. Artık Bosna, yalnızca fethedilmiş bir toprak değil; Osmanlı’nın bir parçasıdır. Vlad… Ağır yaralı Vlad, Katerina ile birlikte dağların derinliklerine, karanlık mağaralara sığınır. Ölümle yaşam arasındaki ince çizgide, Katerina’nın aldığı karar Vlad’ın kaderini belirler: Yarasını kızgın bir hançerle dağlayarak onu hayatta tutar. Peşlerindeki Bahadır Paşa ve Bali Bey ise iz sürmeye devam eder. Geçmişten gelen hesaplaşma, bir uçurumun kenarında son bulur. Vlad, son bir umutla Bahadır’ın merhametine sığınmak ister… Ancak Bahadır Paşa’nın cevabı nettir. Bahadır Paşa Vlad’ı yakalayabilecek midir? Rose HatunSultan Mehmed’in davetiyle Bosna’ya gelen Rose Hatun, barışın ve dönüşümün anahtarı olabilecek bir adım atar. Babasının dostu Papaz Aron’u, Azize Meryem Kilisesi’nin camiye çevrilmesi konusunda ikna etmek ister. Ancak bu ziyaret, bir uzlaşma değil, bir ihanetle sonuçlanır. Aron’un, Katerina ile iş birliği içinde olduğu ortaya çıkar. Kurulan tuzakta Rose Hatun, karnından hançerlenerek ağır yaralanır. Olay yerine yetişen Sultan Mehmed, Aron’u etkisiz hale getirir. Rose Hatun yaşayacak mıdır?

123
...
8