Filinta 56.Bölüm Özet (Sezon Finali)

ES Film’in, TRT’de yayınlandığı günden bu yana Cuma akşamı seyircisini ekrana kilitleyen dönem aksiyonu Filinta ‘Bin Şafağında’ dizisinin dün gece yayınlanan sezon finali öncesi, tansiyonu yüksek bir bölüme imza atıldı.  Sultan Abdülhamid Han’ın müttefik gözüken Almanya’yı yakın tutarak Rusya ve İngiltere’yi kendi siyasi menfaatlerinin korku ve şüpheleriyle baş başa bıraktığı, Ruslarla olası savaşa karşılık, siyasi zekâsıyla başarılı hamlelerde bulunduğu sahneler dikkatleri çekti. Ve gecenin diğer önemli sahneleri arasında ise; Miloş’un eline düşen Ali’nin, Süreyya’yı, bebeklerini ve Farah’ı kurtarmak adına verdiği güç eforu,  Mustafa’nın Ali’yi Miloş’un elinden kurtarmaya çalışırken girdiği büyük Mason Locası ile imtihanı, Miloş’un Akbar’ı yakalatması, Efendi Cemil’in Miloş’un tarafında çıkması ve Leyla’nın Sultan’ı zehirleme atağı damgasını vuran diğer bölümlerdi…
 
Ali ve Filinta’nın en zorlu imtihanı…
Filinta Mustafa ve Bıçak Ali hayatlarının en zorlu imtihanlarından birini dün gece verdiler… Miloş’un eline düşen Ali’nin eline verilen ağırlığın ipinin diğer ucu Süreyya’nın üzerine bağlanan bombalardaydı… Miloş’un Mustafa’ya dostunu kurtarmak için ‘Sultan’ın canına karşılık, Ali, Süreyya, bebek ve Farah’ın canı’ demesi Mustafa’yı zorlu bir imtihana soktu. Ali ise karısı Süreyya, bebeği ve Farah’la kendi canını kurtarmak için o ağırlığa olanca gücü ve inancıyla direndi.  Gergin ve seyircinin tansiyonunu yükselten bu sahneler gecenin çarpıcı bölümlerindendi.
 
Mustafa Masonlar Locasında…
Miloş, Mustafa’yı Mason Teşkilatına çağırtı ve adamlarına, bebeğe karşılık Mason olması teklifini getirtti… Mustafa, durumu Sultan’a daha önce anlattığı için birlikte yaptıkları planla, ihanetten yakalanarak içeri atıldı. Ve böylece Miloş’un kum saati bitimine kadar verdiği zamanı durdurdular.  Bıçak Ali, Süreyya ve Farah kurtulacak mı? Gelecek hafta yayınlanacak sezon finalinde izleyeceğiz…
 
Abdülhamid Han: Geleceğin tohumlarını bugünden ekmeliyiz!
Dün geceye damgasını vuran çarpıcı bölümlerden birisi de, çekimi Okmeydanı Okçular Vakfı’nda gerçekleşen Abdülhamid Han ile Şeyh’in konuşmaları oldu. Ruslarla savaşa zorlanan Osmanlı’nın geçirdiği bu karışık günlerde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın kurduğu 400 yıllık Okçular Tekkesi’ne giden Abdülhamid Han güven ve huzuru burada bulduğunu dile getirdi.  Yüzyıllardır Kemankeş’lerin yetiştiği Okçular Tekkesi’ndeki  bu özel bölümlerde Sultan Abdülhamid Han’ın, Şeyh’i ile konuşması dikkatleri çekti… Şeyh’in, ‘Sizin tahta çıkışınız İslam coğrafyasında büyük ümitler yarattı. Ve Meşrutiyetle vücut buldu. Müslüman coğrafyasından öyle coşkulu mektuplar geliyor ki, bu halimizin ispatıdır. Mekke’den Medine’ye, Şam’dan Trablus’a, oradan Mısır’a kadar Müslümanların yaşadığı topraklarda gördüğümüz bütün büyük eserlerin arkasında Devlet-i Ali’nin imzası vardır’ sözlerine, Sultan’ın cevabı ise şu oldu: ‘Allah hepsinden razı olsun. İnşallah bu teveccühe layık olabiliriz. Hilafet makamı olarak İslam coğrafyasına hamilik etmek bizim vazifemizdir.  Ve tüm bunlara yenilerini eklemeliyiz. Ancak, Osmanlı’nın bu batan güneşini durdurmamız zor! Uzunca bir karanlık döneme girebiliriz. Bu nedenle İslam coğrafyasında büyük bir hazırlık yapmamız gerek. Ecdadım, Fatih Sultan Mehmet Okçular Vakfı’nı kurarken nasıl o günü değil, geleceği düşündüyse, biz de gelecekte uyanacak tohumları bugünden ekmeliyiz!’
 
Sultan, Rus sefirini huzurundan kovdu!
Gecenin bir diğer önemli sahnesi de Sultan’ın Rus Sefirini huzurundan kovduğu bölümdü. Tersane Konferansı’ndaki masaya yatırdıkları maddelerin,  Meşrutiyetin ilanıyla kabul edilmemesi ve üzerine Osmanlı’nın Almanlarla müttefik olacağını öğrenen Rus Sefiri, Sultan’ın huzuruna çıkarak, kibirle bunun bir savaş nedeni olduğunu söyledi. Ve Sultan, büyük bir öfkeyle Rus Sefirini ‘Beni savaşla tehdit mi ediyorsunuz?’ diyerek kovdu. Sefir durumun şokuyla ‘Beni huzurunuzdan kovuyor musunuz?’  sorusuna, Abdülhamid Han’ın ‘Evet kovuyorum, eğer şimdi burayı terk etmezsen daha kötü şeyler yapabilirim.’ dediği sahne geceye damgasını vuran bir diğer önemli bölümlerden biriydi.  
 
Leyla, Sultan’ın ensesinde…
Leyla’nın Miloş’un emriyle, Saray’a gidip,  ‘dayanamıyorum, size her şeyi itiraf edeceğim.’ diyerek Abdülhamid Han’ın karşısına çıkarak gözyaşlarına boğulduğu sahneler gecenin final sahnelerindendi. Ve Sultan’ın ‘Sakin olun, oturun, size su vereyim.’ diyerek ayağa kalktığında arkasında biten Leyla’nın zehirli yüzüğü Sultan’a saplama hamlesi, bölümün finali ve sezon finali öncesi tansiyonu iyice yukarı taşıyan, geceye damgasını vuran bölümü oldu.
Başrollerinde, Onur Tuna, Berrak Tüzünataç, Nur Fettahoğlu, Cem Uçan, Suavi Eren, Hakan Yufkacıgil, Asena Tuğal, Kamil Güler, Ercan Demirel, Ebubekir Öztürk, Birsen Dürülü, Engin Yüksel, Uğur Yıldıran, Yiğit Uçan, Mustafa Yıldıran, Uğur Taşdemir, Ufuk Kaplan, Hakan Kurtaş, Demet Tuncer, Alper Yakıcı, Berk Güneşberk,  Uğur Uludağ, Hazım Körmükçü, Kıvanç Kılınç, Sedat Mert, Kutay Köktürk, Aybars Taştekin, Ferdi Yıldız, Yaşar Aydınlıoğlu, Gürkan Aytekin, Çağatay Atasagun, Orkun Gülşen, Ayhan Işık ve Ulvi Alacakaptan’ın yer aldığı Filinta ‘Bin Yılın Şafağında’,  büyük bir merakla beklenen sezon finali olan 56. bölümüyle, 22 Nisan Cuma akşamı saat 20.00’de TRT 1’de!