Adını Sen Koy


Adını Sen Koy 10.Bölüm

Ömer’i ve Zehra’yı karşı karşıya gören Alev, ihaleyi kaybetmek pahasına döndüğüne değdiğini düşünmektedir. Ömer’e, nikahı bensiz mi yapacaktınız der gayet normal bir şekilde. Ömer, Zehra’yla hesaplaşmasını erteleyerek Alev’i çalışma odasına çağırır.
Ömer’in iş dünyasında neredeyse tek bir amacı vardır. O da babasının ölümüne sebep olduğuna inandığı Hilmi Yılmaz’ı bitirmek ve babasının intikamını almak. Bu ihale, Hilmi Yılmaz’ın da çok önemsediği bir ihaledir. Ömer başından beri bütün stratejisini Hilmi Yılmaz’a karşı kazanmak üzerine kurmuştur. Oysa şimdi, şirketinin temsilcisi olarak orada olması gerek Alev ihaleye bile girmeden geri dönmüştür. Ömer’in öfkesi tarifsizdir. Alev’e neden ihaleye girmediğini sorar. Alev, Hilmi Yılmaz’ın kendilerinden daha güçlü olduğunu, ona karşı kazanma şansı olmadığı için döndüğünü söyleyerek Ömer’in damarına basar. Ömer o sinirle Alev’i işten kovar.
Ama Alev hiçbir şey kaybetmemiştir, tersine kazanmıştır. Nikahı, ihaleye tercih etmesinin sebebi son bir atakla Ömer’in evlenmesini engellemektir çünkü.
Konakta nikah telaşı yaşanırken mahallede Sevim, Zehra’nın yalan söylediğini düşünmektedir. Zira Zehra hastane faturasını yeni işinden avans alarak ödediğini söylemiştir. Sevim, kimsenin çocuk bakıcılığı için bu kadar avans vermeyeceğinin farkındadır. O bunları dillendirirken Yener gelir. Mehtap’tan Zehra’nın gittiğini öğrenince kapıya dayanmıştır. Salim, kızını kaçırdığı için Yener’e çıkışır. Yener çok bozulur çünkü Salim’in hayatını kendisine borçlu olduğunu düşünmektedir. Her zamanki gibi Sevim Yener’i hem idare hem de ikan eder.
Zehra gelinliğini giyip hazırlanırken Alev gelir. İnce imalarıyla Zehra’nın Ömer’le para için evlendiğini ama bu evliliğin yürümeyeceğini söyler. Tavrı sertleşirken içeri Asya girer.
Yener Sevimlerden istediğini alamayınca Mehtap’ı bulup sıkıştırır. Mehtap, Zehra’nın asıl sırdaşının kendisi değil Leyla olduğunu söyler. Yener hemen Sevim’i arar ve Leyla’ya gidip Zehra’nın nerede olduğunu öğrenmesini ister. Sevim, Leyla’ya gider. Evladı için endişelenen, üzgün bir anne gibi davranarak Leyla’nın kalbini yumuşatır. Leyla, Sevim’in ve Salim’in rahatlaması için adresi onlara vermeye karar verir. Zehra’nın verdiği adresi bir kağıda yazarken Sevim, Yener’le ilgili bir laf eder, Leyla işkillenerek yanlış adres verir Sevim’e. Maksadı ne yapacağını, nasıl davranacağını görmektir.
İlk hareketi sekteye uğrayan Alev, konak içinde dolanırken nikahı engelleyecek yeni bir hamle aramaktadır. O düşünürken konak dışından tek davetli olan Demir gelir, Ömer’in yanına giderek arkadaşına son bir kez doğru yapıp yapmadığını sorar.
Konak içindeki hareket sırasında Alev’in gözü Asya’ya takılır. Onun bıcır bıcır ortalıkta dolaşması, mutluluğu sinirini bozmaktadır. Gözleriyle onu takip ederken Asya dışarı çıkar. Alev birden aklına gelen fikirle, heyecanla onu takip eder.
Sevim aldığı adresle Yener’e gider. Yener adresi alınca hemen yola çıkmaya karar verir. Sevim onu yalnız bırakmaz, ben de geleceğim deyince Beton ve Yener’le birlikte Leyla’nın verdiği adrese doğru yola çıkarlar.
Zehra odasında gözyaşları içindedir. Numaradan da olsa gelinlik giymiştir ve birazdan, bir daha asla geri alamayacağı bir şey yapacak, Ömer’le evlenmek için imza atacaktır. Ama bütün bunları ailesinden, en önemlisi de babasından habersiz yapmaktadır. Bu duygular içinde kahrolurken yanına gelen Ayşe, onu teselli etmeye çalışır.
Alev, bahçede Asya’yı takip ederken nikah memuru da gelir. Nikah için dakikalar kalmıştır. Herkes hazırlanmış, beklerken Alev, Asya’nın binanın arkasına gittiğini görüp peşinden gider. Asya arkadaki bodruma girince Alev de içeri girer. Asya, kedisini sakladığı yerden çıkarıp nikaha getirmek için bodrumdaki küçük bir odaya girer. Alev, hemen kapıyı onun üstüne kapatıp kilitler ve kimseye görünmeden dışarı çıkıp konağa girer.
İçeride nikah başlamak üzeredir. Zehra’nın ailesi olmadığı için onu getirme görevi Demir’e verilmiştir. Demir ve Zehra merdivenlerden inerken Ayşe, Asya’yı sorar. Hediye ve Ökkeş etrafı arayıp Asya’yı bulamayınca Ayşe fenalaşır. Nikah unutulmuş, herkes Asya’yı aramaya başlamıştır. Alev de yapmacık bir telaşla etrafta koşuşturmaktadır. Bütün şamatanın içinde Zehra bir an, Asya’nın kedisini gösterdiği bodrumu anımsar ve oraya koşar.
Sevim ve Yener verilen adrese gelmiştir. Beykoz’da bir villanın önünde dururlar. Ne yapacaklarını düşünürken, Sevim kapıyı çalıp kızımı görmeye geldim diyeceğim der ve kapıya gider. O zile basarken konağın da zili çalar.
Dursun bir umut Asya’dır diye koşarak bahçe kapısına giderken Zehra da bodruma girmiştir. Küçük odanın kapısının kilitli olduğunu fark eder. Zorlanarak da olsa kapının süngüsünü açarak içeri bakar. Asya kedisine sarılmış, bir köşeye sinmiştir. Zehra’yı görünce sevinir. Zehra hemen onun yanına gider, küçük kıza sarılıp teselli ederken kapı sert bir şekilde çarparak kapanır. Zehra kapıyı açmaya çalışır fakat sıkışmıştır. Tam ne yapacağını düşünürken duvardan sarkan bir kablodan gelen cızırtıyı duyar. Havada sallanan kablo tehlike saçmaktadır.
 

diğer bölümler :